Apollon Smintheus tapınağı, Kuzeybatı Anadolu’da Biga
Yarımadası’nın güneybatı köşesinde,
eski adı ile Külâhlı,
zamanımızdaki adlandırması ile Gülpınar Köyü’nde yer almaktadır. Jeolojik
yönden Gülpınar Beldesi ve çevresi büyük bir volkanik platodan meydana
gelmiştir. Kuzeyde Kara Menderes Çay’ı havzasının alçak depresyonlarından,
güneybatıda Baba Burnu’na (Asya’nın en batı ucu) - Lectum’a kadar, çok geniş
olarak yayıldığı görülen bu plato sahası, hemen hemen tümüyle denecek ölçüde,
yanardağ püskürtmelerinin yoğrumlarından oluşmuştur. Ayvacık havzasından güney
kıyılara, Baba Burnu’na ve batıda Sarmasien katmanlarının uzandığı kıyı
şeridine dek olan saha tamamen yanardağ püskürtme kütlelerinden oluşmuştur. Bu
nedenle Gülpınar ve yakın çevresini bir “ volkanik plato ” olarak tanımlamak
gerekir.
Cumhuriyet ile birlikte adı Gülpınar olarak değiştirilen “ Külâhlı ”, 18. ve
19. yüzyıllarda çeşitli zamanlarda az
da olsa batılı gezginciler tarafından ziyaret edilmiş ve eski adı üzerinde
değişik tanımlar yapılmasına neden olmuştur. 1940 nüfus sayımında köy 552
kişidir. 1994 yılında belde olan
Gülpınar; Çanakkale İli, Ayvacık İlçesi’ne bağlı, merkeze 100, ilçeye 43 km.
uzaklıktadır. 300 konutluk ve 1800 kişilik nüfusa sahip bir yerleşim
merkezidir. İlçeye iki ayrı karayolu ile bağlı olan belde, tarımsal girdileri
ile çevrede zengin bir görünüm gösterir. İdari yönden bağlı olduğu Ayvacık
İlçesi’nden ulaşım; 17 km.lik Ayvacık - Behramkale (Assos) yolundan batıya
dönüldükten sonra 26 km. sonunda Gülpınar’a varılır. İlçeden ikinci yol ise,
Tamış - Tuzla üzerinden 37 km. sonra Gülpınar’a ulaşır. Biga Yarımadası’nın
kuzey - güney kıyıları boyunca yer alan eskiçağ kentleri üzerinden de Gülpınar’a karayolu ile ulaşılır. Tenedos’u
(Bozcaada) karaya bağlayan Ezine Geyikli - Odun iskelesi üzerinden
güneye inen ve Aleksandreia Troas kenti (Dalyan Köy) harabeleri içinden
geçen yol ile tekrar Tuzla (Tragase)
üzerinden Gülpınar’a ulaşılır.
Gülpınar
Beldesi’nin yerleşim alanı, volkanik bir plato üzerine oturmuş olması yüzünden,
bitki örtüsü kayalık alanlarda çok az görülür. Köyün kuzeydoğu ile kuzeybatı
yönleri arasında kalan alanlar jeolojik oluşumlar sırasında bir vadi meydana
gelmiştir. Sarmasien tabakalarının kuzeybatı yönünden eğimli inmesi, beldenin
hemen kuzeybatı eteklerinde başlayan ve kıyıda iki sıra halinde uzanan sırtlar
arasında tarıma elverişli bir vadi meydana getirir. Apollo Smintheus tapınağı ise, vadinin başlangıç eteklerinde,
bugün “ Bahçeleriçi ” olarak adlandırılan mevkide yer almaktadır. Su yönünden
zengin olan bu yörede sebze bahçeleri, zeytinlikler ve meyve ağaçları bol
sayıda görülür. Vadi bitiminde sırtlara
dek uzanan zeytinlikler ile badem
ağaçları devam eder. Kıyıya yakın bantta
az da olsa çam ağaçlarına rastlanır.
Eski kaynaklarda Külâhlı
olarak geçen yörenin, “ Kura, Kuran, Kurali ” olarak da adlandırıldığı bilinir.
1980’li yıllarda köylülerle yapılan konuşmalarda, “ Külâhlı ” adının
dedelerinin yöreye yeni yurtlar kurmak
için geldikleri zaman başlarına giydikleri Osmanlı-yeniçeri başlığına benzeyen
külâh
biçimindeki serpuştan kaynaklandığını öğreniriz. Bir ara yöre “ Kulaklı ” olarak adlandırılır. Olasılıkla
bu karışıklık, yanlış anlama, değişik telaffuz ve yazmadan kaynaklanır.
Cumhuriyet Döneminde Külâhlı adı
“ Gülpınar ” olarak değiştirilir.