Smintheus
kültünün kuruluşunda etkin olan Giritlilerin, Troas bölgesine ilk ve en eski
yerleşen göçmenler olduğuna Gruppe, Strabon’u kaynak vererek değinmek ister. Gruppe bu düşüncesini savunurken,
Troas ve Girit’teki bazı yer ve dağ adlarının benzerliklerini vurgular. Bu
öneriler hiç kuşkusuz fare anlamına gelen sminthos (sminqoz) veya
smintheus sözcüklerinin Girit kökenli görülmesinde etken olmuştur. Bu ortak anlayıştan
kimi bilim adamı birbirlerine yakın yaklaşımlarda bulunurken, kimileri
ise, değişik öneriler ileri
sürmüşlerdir. Gruppe ısrarla , sözcüğün Girit deyişi ile fare olması
gerektiğini ileri sürer. Ilberg, Wilamowitz-Möllendorff’u kaynak göstererek,
smintheus sözcüğünün Yunan kökenli olamayacağına değinir. Wernicke sözcüğün
Girit dilinde fare olduğuna, Brüchner etimolojik yönden verdiği kısa
örneklerle, Kıbrıs diyalektinde ev faresi ve Mysia dilinde ise sminthos’a fare
dendiğine Polemon’u da kaynak göstererek işaret eder. Cramer ise, sminthos
sözcüğünün Aeol dilinde tarla faresi anlamına geldiğini söyler. Değişik bir
bakışla Farnell, smintheus adının etnograflar için bir duraksama kaynağı
olduğunu ve antropologlar için de ilginç, problemli bir durum ortaya koyduğuna
değinerek, Girit ve Aeol diyalektinde
smintheus’un fare anlamına geldiğini ve söz konusu sözcüğün ise sminqoz adından türetilerek geleneksel Yunancaya
uygulandığından şüphe edilmemesi gerektiğini belirtir. Nilsson, Apollon
Smintheus’u Yunan dinsel düşüncesinde fareyi yok edici ve kendine özgü bir
tanrı olarak görmek ister. Heurgon da Apollon Smintheus kültünün topraktan
çıktığını söyler ve ilkel Akdeniz uygarlığının bir yansıması olarak tanımlamak
ister. Heurgon aynı zamanda, Sminthos veya Sminthia sözcüğünün kökeni için: -
nthos ve - ndos eklerini anımsatarak
Eteokret bir sözcük olabileceğine işaret eder. Bütün bu düşüncelerden sonra,
Strabon’un anlattıklarına dönersek:
“Diğer
kişiler, kimi Teukerlerin Troas’tan, şimdi Attika’da Ksypeteones denilen yerden
geldiklerini ve Girit’ten hiçbir Teuker’linin gelmediklerini söylerler. ”
Kültün Troas bölgesine gelişi ile ilgili değişik
varsayımlar yapılabilir. Strabon’un anlattıklarından Troas bölgesine ilk yerleşenlerin Girit’ten gelen Teukerler olmadığı akla gelebilir. Ancak
Kallinos’un aktardıklarına dönersek; bunların Girit’ten gelmiş olmaları da
mümkündür. Teuker’lerin Attika üzerinden Troas’a gelmeleri ise diğer bir
olasılıktır. Çünkü İ.Ö. II. binin ortasından itibaren Girit’ten özellikle
Argolis’e bir göçün olduğu, arkeolojik
kanıtlarla belgelenmiştir. Kıta Yunanistan’da
kültle ilgili kesin belgelerin olmayışı, gelenlerin smintheus kültü ile
Troas’ta tanışmış olmaları mümkündür. Yöresel bir kült olarak düşündüğümüz
oluşum için tekrar Polemon’a dönersek; Troas bölgesinde fareye sminthos
denildiğini anımsarız . Polemon’a göre, onların yöresel - Mysia diyalektinde
fare; “ sminthos ” olarak bilinirdi. Bu anlatımdan yola çıkarak bazı bilim
adamları ilginç fikirler ileri sürerler. Ilberg , sminthos sözcüğünü Mysia
kökenli ad olarak kabul eder. Ancak kesin tanıma gitmeden önce kültle ilgili
diğer önerilere de bakmakta yarar vardır:
Picard, Apollon kültünün Girit’ten alınmış olduğuna
değinir. Kültün Girit’ten alınmasını şöyle açıklar: Minos yönetimi altındaki
Girit egemenliğini paylaşan Delos, Klaros ve Efes’te ilk zamanlarda yerleşmiş
olan Karia’lıların bu kültü aldıklarını ve saygınlık kazanmasına çaba
gösterdiklerini ileri sürer. Picard devamla bu yeni kültün Troas’tan Likya
kıyılarına kadar yerleştiğini, Karia’lılar tarafından oluşturulduğunu, tanrının
Troia’yı koruduğu ve külte kabul ettiği zamanlarda, Karia’nın kuruluşları olan
Miletos ve Klaros’un da bu yayılmaya yardımcı olduğuna dikkati çeker. Bu dönem
Picard tarafından; çağdaş Girit’in Delos ve Delphi’ye yayılmasına denk geldiği
biçimde çakıştırılmaktadır. Diğer taraftan Picard, kültün Girit’ten çıkarak
Rodos’a, Troas’a ulaştığını ve Aeol göçünden önce ise, Karia adlı tanrının da
Apollon Smintheus kültünde ilkin Karia etkileri ile duyulduğuna işaret eder.
Onun Karia adlı bir tanrı olabileceğini ileri sürerek, kültün oluşmasına
neden olarak da; eski çağlardan
başlayarak yöreyi farelerden ve vebadan korumak olduğunu söyler. Bizce
Picard’ın ileri sürdüğü düşünceler, bugün için arkeolojik kanıt ve yazılı
belgelerle doğrulanmış değildir. Picard’ın açıklamaları, bizleri Karia
bölgesine yöneltmekte ve doğrudan doğruya fare kültü ile ilgili kanıtların
Miletos ve Klaros’ta aranmasına zorlamaktadır. Ancak bugün için her iki yörede
de fare kültü ile ilişkili henüz bir kanıt gün ışığına çıkarılamamıştır.